©KentSanat Akademi 2019

0216 575 2550 - 0532 547 2276

Naci Koç ile Karikatür Üzerine Söyleşi

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?


Adana’da doğdum. Ortaokul yıllarımda ailemle birlikte İstanbul’a taşındık. Beş çocuklu bir ailenin çocuğuyum. Kardeşlerin en sessiz, sakin, yaramazı ve derslerinde en
başarısızı bendim. Hala öyleyim galiba. Hala çarpım tablosunun ikiler ve üçlerden sonrasını bilmiyorum. Yıldız Üniversitesi Harita Mühendisliği ve Glasgow School of Art’ı yarım bıraktım.


Çizgiyle olan maceranız nasıl başladı?


Kendimi bildim bileli derler ya. İlkokuldan başlayarak bütün defterlerimin sayfalarına, kitapların boşluklarına sürekli çiziyordum. Bulduğum gördüğüm bütün karikatürlerin aynısını çizmeye çalışıyordum. GIRGIR dergisinden Oğuz Aral’ın Utanmaz Adam'ını, Engin Ergönültaş’ın Zalim Şevki, Kelek Osmanı’nı çizerek geçti çocukluğum.

Lise yıllarımda tanıştığım bir çizer arkadaşımın yönlendirmesiyle çizdiklerimi GIRGIR’a Oğuz Aral’a götürüp gösterdim. Bilinçli olarak karikatür çizmeye başlamam böyle oldu. Kısa bir süre sonrada profesyonel olarak GIRGIR’da çalışmaya başladım. İlkokul yıllarımda Utanmaz Adam’ını çizdiğim Oğuz Aral ve Zalim Şevki Kelek Osman’ın çizeri Engin Ergönültaş ile artık aynı dergide birlikte çiziyordum. Rüya gibiydi...


Türkiye’de karikatürün yerini nasıl tanımlıyorsunuz? Yurtdışındaki karikatüre bakış ile kıyaslamanızı rica etsek.
 

Türkiye’de sanatın diğer dallarının yeri neyse karikatürün de yeri o. Karikatür 70’li, 80’li yıllarda GIRGIR’la birlikte çok popüler olmaya başladı. Bu; GIRGIR’dan önce karikatür yoktu demek anlamına gelmiyor. Vardı ama hem çizgi hem de içerik anlayışı çok farklıydı. Karikatürist Semih Balcıoğlu hep anlatırdı, mahallesinin muhtarlığına gitmiş ikametgah almak
için.
Muhtar sormuş; 

-Mesleğiniz nedir? 

-Karikatüristim ben, karikatür çiziyorum.

-Hayır hayır gerçek mesleğiniz nedir, onu soruyorum, demiş.

Geçmişte karikatüre ve karikatüriste bakış böyleydi. Sanırım bugün biraz daha iyi. Yurt dışına bakarsak orada karikatüristlerin yaşam şartlarının iyi olduğunu görürsünüz. Bu da karikatürün oralarda ne kadar önemsendiğini açıklar. Türkiye’de ki karikatüristlerin durumları, onlar kadar yetenekli olmalarına rağmen fena değil seviyesindedir. Tabii ki
buradaki yurt dışından batılı ülkeleri kastettiğimi söylemek isterim. Bu coğrafyanın diğer ülkelerinde ki karikatüristlerinin durumu, bizimkilerden pek parlak değil. Biraz da nereye baktığınızla ilgili. Daha beterleri de var. Temel sorun şu, hangi ülkeye bakarsanız bakın o ülke insanının genel olarak sanata nasıl baktığı ve sanatı bir ihtiyaç olarak görüp görmediğidir sorunuzun cevabı. 

 

Kendinize örnek aldığınız sanatçılar var mı?


Olmaz mı? Örnek almak değil de etkilendiğim demek daha doğru olur sanki. Bana ilham veren yerli yabancı bir çok çizer, müzisyen, şair, mimar, tasarımcı var. Haydi bir kaçını söyleyeyim. Söylemediklerim kusura bakmasın, yerimiz dar. Engin Ergönültaş, Kemal Aratan, Sedat Girgin, Sophie Griotto, Jason Brooks, Philippe Vuillemin, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal,
Cem Karaca, Cahit Berkay, Jan Garbarek, Pablo Neruda, Federico Garcia Lorca, Gaudi, Dieter Rams...


Karikatür çalışmalarının dışında, mesleki olarak sizi desteklediğini düşündüğünüz başka uğraşlarınız var mı?


Bir uzmanlık sorusu daha... Karikatür çizmenin dışında, karikatürle birlikte profesyonel olarak uzun yıllar 8-10 dergiye dijital, vektörel illüstrasyonlar, kapaklar yaptım. Aynı zamanda grafik tasarımcıyım. Yine bir çok dergi ve gazetede grafik çalıştım. Bazı dergi ve gazetelerin konseptlerini çalıştım. Bir dönem bir TV kanalı için skeç yazdım. Son 2-3 yıldır animasyon
yapmaya çalışıyorum. Uluslararası dijital stoklarda son 10-15 yılda yaptığım yüzden fazla karikatür ve illüstrasyonum var.
Müziği ve klasik bisikletleri çok seviyorum. Tam bir
retro, vintage hayranıyım. Dönem tasarımı olarak 50’li yıllara bayılırım. Bu anlamda evim bir eskici dükkanı gibidir.

 

KentSanat Akademi bünyesinde gerçekleşecek olan atölye çalışmasının içeriğinden bahseder misiniz?


Tabii ki. Aslında üzerinde çalışılmış bir proje bu. Bütün atölyeler planlandı. İfade, vücut dili, anatomi, mekan, plan, sıralama, espri, boyama gibi. Karikatür özellikle sosyal medyayla birlikte bambaşka bir boyuta ulaştı. En çok paylaşılanlar arasında komik kedi videolarıyla birlikte karikatürler var. Bir çok insan kendi çizdiklerini paylaşıyor. KentSanat olarak bizim de çıkış noktamız temel prensipleri öğreterek en azından derdini anlatacak kadar insanların karikatür çizmelerini sağlamak.
Kendi sosyal medya hesaplarında çizdiklerini paylaşmaları. Derdini anlatacak kadar diyorum ama (isterlerse) bakarsınız çok ileri boyutta çizerler de çıkabilir. Belli olmaz, böyle örneklerini daha önce gördüm biliyorum. Şimdiden emin olduğum şey çok eğlenceli olacağı.


Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?


Tüm bu işleri yaparken yukarıda isimlerini saydığım, sayamadığım bana ilham veren tüm sanatçılara tek tek teşekkür ederim. Ayrıca size de...

Ceyda Karlı - 08.2019